2018 YILINDA KADIN AÇIK OTURUMU GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi tarafından 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle düzenlenen “2018 Yılında Kadın” başlıklı açık oturum, 8 Mart 2018 Perşembe günü, Ankara Barosu Eğitim Merkezi'nde (ABEM) gerçekleştirildi.

Uyuşturucu ve Bağımlılık ile Mücadele Derneği Başkan Yardımcısı Derya Ülger ile birlikte açık oturumun açış konuşmasını yapan Ankara Barosu Başkanı Av. Hakan Canduran şunları söyledi:

“Sayın konuklar, değerli meslektaşlarım;

Bugün, New York’ta çoğu kadın, 129 dokuma işçisinin grev yaptıkları için kilitlendikleri fabrikada yanarak can vermesinin 161’inci yıldönümü.

8 Mart, Birleşmiş Milletler tarafından, insan hakları temelinde, kadınların siyasi ve sosyal bilincinin geliştirilmesi amacıyla Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak tanımlanmış özel bir gündür.

Çünkü, kadınların işgücüne katkısı ve istihdamı, sürdürülebilir kalkınmanın en önemli unsurlarından biridir. Büyük Atatürk’ün söylemiyle “Mümkün müdür ki, bir toplumun yarısı topraklara zincirlerle bağlı kaldıkça, diğer kısmı göklere yükselebilsin!

Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezimizin bu anlamlı gün için düzenlediği “2018 Yılında Kadın” Açık Oturumu’nun açılışını yapmaktan onur duyduğumu bilmenizi isterim.

Sayın konuklar;

Açık oturumumuza katılarak bizleri onurlandıran sayın konuşmacılarımız, Türkiye’de kadının bugün itibarıyla bulunduğu yeri çok çarpıcı örneklerle bizlere anlatacaklar.

Ama izninizle Onlardan önce ben, kadının yargıda bulunduğu noktayı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Ne yazık ki, pek çok alanda olduğu gibi yargıda da kadının hak ettiği yerde olamadığını görüyoruz. Yargıtay’ın tarihi boyunca hiç kadın başkanı olmadı. Danıştay ise tarihinde sadece üç kadın başkan görebilmiştir. Anayasa Mahkemesi tarihindeki tek kadın başkan ise Tülay Tuğcu’dur.

Ama sevinerek söylüyorum ki; Türkiye Barolar Birliği verilerine göre 2016 yılında kadın avukat oranı yüzde 42,28 iken bu oran 2017 yılında yüzde 43,32’ye çıktı.

Baromuzda da tablo gurur vericidir. Ankara Barosu’ndaki kadın avukat oranı, son bir yılda yüzde 44,61’den yüzde 45,80’e ulaşmıştır.

Yeri gelmişken; 1933 yılında Baroya kaydolarak Ankara Barosu’nun ilk kadın avukatı olan Behice Ağmal’ı saygıyla ve rahmetle anmadan geçemeyeceğim.

Yargının her kesiminde büyük özveriyle görev yapan ve hukuku egemen kılmak için çabalayan tüm kadınlara teşekkürü bir borç biliyorum.

Değerli meslektaşlarım;

Maalesef “Kadın”la başlayan cümleleri; sevgiyle, şefkatle, üretimle, başarıyla, bilgelikle devam ettireceğimiz yerde, kadın cinayetleri, şiddet, taciz ve tecavüz kavramları ile sürdürmek zorunda kalıyoruz.

Rakamlar gösteriyor ki; Türkiye’de her gün ortalama bir kadın cinayete kurban gidiyor. Onlarcası taciz ve tecavüze uğruyor. Yüzlercesi şiddet görüyor.

Bugün, kadına yönelik şiddet ve istismarın artmasında, kadına yönelik

politikalardaki, sistemli bir geriye gidişin etkisi büyüktür. Eğitim müfredatı ile toplumsal cinsiyet rollerindeki eşitsizlikler pekiştirilmekte, dini referanslar dikkate alınarak bu yönde düzenlemeler yapılmakta, kesintisiz zorunlu eğitim süresi kısaltılmakta, medyada kadına yönelik şiddet haberlerinde eril dil kullanılmakta, kadının asıl görevinin annelik ve esas yerinin ev olduğu algısı yaratılarak, kadının iş ve sosyal yaşamda yer alması kısıtlanmaya çalışılmaktadır.

Devlet, kadının korunmasında, toplumdaki cinsiyet eşitliğinin sağlanmasında üzerine düşeni layıkıyla yapmayınca, görev, toplumun örgütlü diğer kurumlarına; derneklere, vakıflara, barolara, kısacası bizlere düşüyor.

Övünerek söylüyorum ki Ankara Barosu, kadına yönelik şiddete karşı etkin mücadele veren sayılı kurumlardan biridir.

2011 yılında kurduğumuz Gelincik Merkezimiz aracılığıyla, bugüne kadar şiddet mağduru onbinlerce kadına ulaşmayı ve onlara umut ışığı olmayı başardık.

Bu konuda yargıya da çok önemli görevler düşüyor. Kadına yönelik şiddet davalarında sıkça karşımıza çıkan ve toplumun vicdanını kanatan haksız tahrik indirimlerinin, iyi hal indirimlerinin artık bir son bulması ve suçluların hak ettikleri en ağır cezalara çarptırılması gerektiği açıktır.

Devleti yönetenleri de her fırsatta katili, tacizciyi, tecavüzcüyü kollayan düzenlemeler yapmak, din adamı kisvesi altında kadını aşağılayan, birey olmaktan uzaklaştırıp obje haline getiren konuşmalar yapan kişileri korumak yerine kangrene dönüşen bu konuyu kökten çözecek yasal önlemleri almaya çağırıyorum.

Ankara Barosu olarak, kadına yönelik şiddet, Türkiye’nin gerçeği olmaktan çıkana dek şiddet mağduru tüm kadınların yanında olmaya devam edeceğimizi bilmenizi istiyorum.

Sözlerime söz verirken başta Özgecan Arslan olmak üzere erkek terörüne kurban verdiğimiz tüm kadınların hatırası önünde saygıyla eğiliyor, kadınların öldürülmediği, dövülmediği, taciz ve tecavüze uğramadığı, aşağılanmadığı, ayrımcılığa tabi tutulmadığı ve sömürülmediği 8 Martlarda buluşmak dileğiyle, bu açıkoturumun gerçekleşmesinde emeği geçen Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezimizin başkanı Av. Tülay Çelikyürek ve tüm üyelerine teşekkür ediyorum.”

Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Av. Tülay Çelikyürek’in oturum başkanlığı yaptığı etkinliğe, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Deontoloji Bölümünden Prof. Dr. Berna Arda, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Üyesi İnci Aytaç, Tiyatro, Sinema ve Dizi Oyuncusu ve Eğitmen Çiçek Dilligil, Grant Thornton Türkiye Şirket Ortağı, İş Kadını Nalan Erkarakaş, Oyuncu Ümit Kantarcılar, CHP Milletvekili Tuncay Özkan, Emekçi Kadın Lastik Değiştirme Ustası Bahdizer Uludağ ve Televizyoncu, Gazeteci, Yazar Deniz Zeyrek konuşmacı olarak katıldı.

Konuşmacılara plaketlerini Baro Başkanı Av. Hakan Canduran verdi.

Açık Oturumu, Ankara Barosu Başkan Yardımcısı Av. Erinç Sağkan ve Yönetim Kurulu Üyeleri Av. Hamit Baykara, Av. Kemal Koranel, Av. Birgül Tavşan Kayıran ve Av. Çağrı Ayhan Şenel izledi.