ANKARA BAROSU, 676 SAYILI KHK’NIN SAVUNMA HAKKINA GETİRDİĞİ KISITLAMALAR İÇİN ANAYASA MAHKEMESİ’NE BAŞVURDU

 

Ankara Barosu, 676 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (KHK) savunma hakkına getirdiği kısıtlamalar için 3 Kasım 2016 Perşembe Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu.

Başvuru dilekçesini, Ankara Barosu adına Başkan Av. Hakan Canduran Anayasa Mahkemesi’ne sundu. Başvuru sırasında Ankara Barosu Başkan Yardımcısı Av. Erinç Sağkan, Genel Sekreteri Av. Aşkın Demir, Saymanı Av. Evrim Dost, Yönetim Kurulu üyeleri Av. Hamit Baykara, Av. Ayşe Köseyener, Av. Kemal Koranel, Av. Şırahbil Emre Acer, Av. Özgür Ökmen, Av. Birgül Tavşan Kayıran ve Av. Çağrı Ayhan Şenel ile Baro’ya kayıtlı avukatlar da hazır bulundu.

Başvuru dilekçesinde “Bireylerin savunma hakkını hiçe sayan 29.10.2016 gün ve 29872 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 676 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 1, 2, 3, 4, 5 ve 6. maddelerle savunma hakkının, hak arama hürriyetinin ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğinin saptanmasını saygılarımla arz ve talep ederim” denildi.

 
Anayasa Mahkemesi önünde bir basın açıklaması yapan Ankara Barosu Başkanı Av. Hakan Canduran, şunları söyledi:
 
“Savunma hakkının temsilcisi olan biz avukatlar, bugünlerde çok zor bir dönemden geçiyoruz. Savunma hakkı, hukuki güvenlik ilkesi, hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkı, Olağanüstü Hal bahanesi ile ihlal edilmektedir.
 
En son 29 Ekim 2016 tarihinde yayımlanan 676 sayılı KHK’yla;
 
Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar bakımından yürütülen kovuşturmalarda en çok 3 avukatın hazır bulundurulabileceği hükmü getirilmiş;

Sanığın duruşmaya getirerek hazır ettiği tanığın “davayı uzatma amacı taşıdığı” gibi bir gerekçe gösterilerek reddedilmesinin yolu açılmış;

Avukatın mazeretsiz duruşmayı terk etmesi halinde duruşmada avukatın bulunması gerektiği kuralının aksine hakimin celseye devamına imkan sağlanmış;

Hükümlülerin avukatıyla görüşmesinin 6 ay süreyle yasaklanabileceği düzenlemesi getirilmiş;

Şüphelilerin avukatlarıyla yapacakları görüşmelerin hakim kararıyla teknik cihazlarla sesli ve görüntülü olarak kaydedilebilmesi olanaklı kılınmış;

Hükümlüyle avukat arasında paylaşılan belgelere el konulması mümkün hale getirilmiş;

Gözaltına alınan şüphelilerin avukatıyla görüşmesine hakim kararıyla 24 saat süre ile kısıtlama getirilmiş;

Terör suçlarından yargılanan veya soruşturulan şüpheli veya sanığın avukatı hakkında aynı suçlardan soruşturma veya kovuşturma açılması halinde avukatlık görevinden yasaklanabilmesi için uygun şartlar oluşturulmuştur.

Saydığım tüm bu değişiklikler, şüpheli, sanık ve avukatlar aleyhine savunma hakkının kısıtlanmasıdır. Ve Ankara Barosu olarak buna sessiz kalmamız mümkün değildir.

Suç ve ceza tehdidi altında savunma gerekeni söyleyemez ve yapamaz hale getirilirse hak arama özgürlüğünün işleyişi, hukuk ve demokrasi sıkıntıya girer.
 

Hukuk uygulamalarını değerlendirmek, hukuku savunmak ve daha demokratik bir hukuk düzeni oluşturma savaşı vermek, baroların görevidir.

Avukatlık, özgür ve serbest düşüncenin, bilginin ve cesaretin mesleğidir.

Bu nedenle savunma hakkını işlevsiz kılmaya çalışan 676 Sayılı KHK hükümlerinin savunma hakkını, adil yargılama hakkını ve hak arama hürriyetini ihlal ettiğinin saptanması için bugün Anayasa Mahkemesi’ne resmi başvurumuzu yaptık.

Yüce Türk Adaleti’ne, bağımsız yargıya güveniyoruz. Sayın mahkemenin talebimiz doğrultusunda karar vermesini bekliyoruz.”

Başvuru dilekçesine ulaşmak için tıklayınız.

 

 

TARİH: 3 Kasım 2016

YER: Anayasa Mahkemesi