ANKARA BAROSU 94 YAŞINDA

Bugün, Cumhuriyet’in laiklik ekseninde, demokrasiyi ve insan haklarını hukukun güvencesine aldığı, 14 Temmuz 1924 tarihi, Ankara Barosu’nun kuruluş yıldönümüdür.
Kuvvetler ayrılığına dayalı olarak, her bir yurttaşımızın geçmişten bugüne adalete güven duymasına dayanak olduğumuz mücadelenin günü bugündür.

Avukatlık mesleğinin, savunmanın bağımsızlığı ve onurunda; mesleki itibarının, dayanışmanın ve güçlü örgütlülüğünün sesini yılmadan haykırdığımız gündür bugün…

Güçlünün hukukuna karşı hukukun gücünü temsil ediyoruz, ezenin baskısına karşı ezilenin nefesi oluyoruz, egemenliğin ise millet iradesiyle beraber eşitliğin ve özgürlüğün hukukuna dayalı olarak savunan biz hukuk neferlerinin günüdür bugün…

Görev ve sorumluluğumuzu başta Başkent’te olmak üzere tüm ülkede ve tüm dünyada devam ettirmeye, bir insanın bile hakkının yenmediği, özgürlüğünü doya doya ve insanca yaşayacağı bir adalet düzeni için her türlü haklı ve hukuki mücadeleyi, savunma hakkının yüceliğinde cesaretle sürdüreceğiz.

İnsanlık tarihinde; insanlığın türlü mücadeleler ile insanlık adına ve barış adına kazanım sağladığı; “özgürlük, hak, adalet” gibi ilkeleri bir çırpıda silemeyeceği otoriter ve totaliter her baskı biçimine karşı dimdik ayakta duracağız.

Çünkü insanlık tarihi bize bu kutsal görevi vermiştir.

Çünkü biz büyük şairin dizelerinde dediği gibiyiz:

“Bir tek sözün şevkiyle
Dönüyorum hayata
Senin için doğmuşum
Seni haykırmaya
Ey özgürlük”

Çünkü biz, özgürlüğüz…
Çünkü biz, insanlığın ve kimsesizlerin kimsesiyiz…
Çünkü biz, adaletiz…
Çünkü biz, hukukun gücüyüz…
Çünkü biz, bir tek sözün mutluluğu ile doğuyoruz;  “CUMHURİYET”  ve insan haklarının yılmaz bekçileriyiz, diyoruz koşulsuz ve şartsız…
Çünkü biz, Ankara Barosu olarak yaşamın avukatıyız…