HABER ALMA HAKKIMIZ GASP EDİLEMEZ!

Gazeteciler Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan ve Hülya Kılınç’ın tutuklandığı, ODA TV’ye erişim engeli getirildiği, Murat Ağrıel, Ferhat Çelik ve Aydın Keser’in ise gözaltına alındıkları kamuoyunun bilgisi dahilindedir.Bizzat TBMM çatısı altında alenileşen ve sosyal medyada dolaşan bir bilginin daha sonra herhangi bir mecrada yazılmasının, MİT görevlisinin açığa çıkması için özel kasıtla işlenmesi gereken bir suç tanımına girmeyeceği açıktır. Kaldı ki, davet üzerine çağrıldığı birime gideceği bilinen kişilerin sabaha karşı gözaltına alınarak tutuklanması; yakın geçmişte şahit olduğumuz, bu ülkede gazetecilere karşı başlatılan isimsiz, örtük, hukukun araç ve bahane yapıldığı karanlık bir savaşın, aynı azim ve kararlılıkla yürütülmeye devam ettiğini göstermektedir. Bir distopya senaryosunda dahi otoriterliğin sınırlarının fazlaca aşılması olarak algılanacak bu toplu gözdağı aslında tüm gazetecilere verildiyse de, tehdidin asıl muhatabı haber alma hakkı gasp edilen halkın bizzat kendisidir.Dünyada en fazla tutuklu gazeteciye sahip olma konusunda büyük bir iştahı ve sistemli devlet politikası olan ülkemizde gazeteciler kadar teker teker her bireyin de tehdit altında olduğunu tekrar etmek gerekir. Zira haber verme kadar haber alma da en temel insan haklarından biridir ve sınırları keyiflerde, lütuflarda ve parti politikalarında değil Anayasamızda ve tarafı olduğumuz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ndedir.Ankara Barosu olarak haber verme ve haber alma hakkımızın kutsallığının hiçbir geçici iradenin lütuf sınırlarına hapsedilmesine izin vermeyeceğimizi, gazeteciliğin terörize edilmesindeki beyhude çabaların karşısında olduğumuzu ve hukuksuz yargılamaların takipçisi olacağımızı saygı ile tüm kamuoyuna arz ederiz.