HAKİMİ KORUMAYIN, GÖREVDEN EL ÇEKTİRİN

Ankara Barosu Başkanı Av. Hakan Canduran, bir buçuk ay önce, kendisinin üzerine yürüyerek hakaret eden Ankara 12. İş Mahkemesi Hakimi Abdülvahap Dabakoğlu'nun görevine devam etmesi, korunması ve kendisinin de "şikayet edilen" sıfatıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazılı ifadesini sunması üzerine tepki göstererek, 2 Temmuz 2018 Pazartesi günü Sıhhıye Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı.

Basın açıklamasında, yapılan saldırının sadece şahsına yönelik olmadığına, mesleğe, meslektaşa ve barolara yönelik olduğuna dikkat çeken Ankara Barosu Başkanı Av. Hakan Canduran, bu saldırıyı bir hakimin bireysel hareketi olarak değerlendirmenin yanılgı olacağının altını çizdi. Canduran "Bu saldırı, savunmasız yargı hayalleri gören zihniyetin dışa vurumudur." diye konuştu.

Saldırıyı gerçekleştiren hakimin üzerindeki cübbenin ve konumun saygınlığına uymayan davranış sergilediğini belirten Canduran, "Türk Milleti adına yargılama yapan ve karar veren bu hakimin, üzerindeki cübbenin ve bulunduğu konumun ağırlığına ve saygınlığına yakışmayan bu saldırısı, tüm yurtta ve yargı camiasında infialle karşılanmıştır. Sadece avukatlar değil yüzlerce hakim ve savcı meslektaşlarımız da üzüntülerini dile getirmişlerdir." ifadelerini kullandı.

Basın açıklamasının tamamı şöyle:

"Sayın basın emekçileri, değerli meslektaşlarım;

Ankara 12.İş Mahkemesi Hakimi Abdulvahab Dabakoğlu, 24 Mayıs 2018 tarihinde, duruşma salonunda bulunan meslektaşlarımızı, hukuka ve hakimlik mesleğinin vakarına aykırı bir şekilde kovmuştur. Avukatlık Kanunu’nun “Baro Başkanının Görevleri” başlıklı 97. maddesinin 6. bendi gereğince;

“MESLEK ONURU VE BAĞIMSIZLIĞI İLE İLGİLİ İŞLERDE KANUNLAR VE MESLEK KURALLARININ GEREĞİNİ HER TÜRLÜ ORGANLARA KARŞI SAVUNMAK VE BU KONUDA DOĞRUDAN DOĞRUYA VEYA DOLAYISIYLA KENDİSİNİ GÖREVE ZORLAYAN HUSUSLARI YAPMAK”la yükümlü Baro Başkanı sıfatımla, görülen duruşmanın bitmesi beklenmiş ve hakimle konuşularak soruna çözüm ararken hakimin olumsuz tavırları neticesinde salonun dışına çıkılmıştır. Kısa bir süre sonra hakim yaptığı yanlışın farkına varmış ve duruşmanın aleniyetini sağlamak için avukatları duruşma salonuna davet etmiştir. Ancak aynı hakim,üzerinde cübbesi ile kürsüsünü ve duruşma salonunu terk etmiş; avukat cübbemle beklerken üzerime yürümüştür. Koridorda bulunan meslektaşlarım araya girmiş; hakimin şahsıma fiziksel saldırıda bulunmasını engellemişlerdir.

Yapılan saldırı, sadece şahsıma yönelikte değildir. Yapılan saldırı, mesleğe, meslektaşa ve barolara yöneliktir. Bu saldırıyı bir hakimin bireysel hareketi olarak değerlendirmek, yanılgı olacaktır. Bu saldırı ,savunmasız yargı hayalleri gören zihniyetin dışa vurumudur.

Türk Milleti adına yargılama yapan ve karar veren bu hakimin, üzerindeki cübbenin ve bulunduğu konumun ağırlığına ve saygınlığına yakışmayan bu saldırısı, tüm yurtta ve yargı camiasında infialle karşılanmıştır. Sadece avukatlar değil yüzlerce hakim ve savcı meslektaşlarımız da üzüntülerini dile getirmişlerdir.

Konu, binlerce avukatın talebiyle,adalete güveni sağlamakla yükümlü ve görevli Hakimler Savcılar Kurulu’na taşınmıştır. Hakimler Savcılar Kurulu önünde yurdun dört bir yanından gelen avukatlar ve baro başkanları, şahsımda tüm avukatlara yapılan bu saldırıyı protesto etmiştir. Bu sırada Hakimler Savcılar Kurulu Başkanı tarafından hakim hakkında derhal soruşturma başlatıldığı ifade edilmiş; avukatların haklı tepkilerinin önüne geçilmeye çalışılmıştır.

Aradan bir buçuk aydan fazla bir zaman geçmiştir. Bu süreçte olaya tanık olan meslektaşlarım tek tek ifadeye çağrılmıştır. Ancak aynı hakim, aynı mahkemede ve aynı kürsüde Türk Milleti adına karar vermeye devam etmektedir. Hakimler Savcılar Kurulu tarafından sözde yapılan, bize göre ise zamana yayılarak unutturulacağı düşünülen soruşturma tamamlanmamıştır.

Ülkemiz, adalete güven endeksinde bu ve benzeri nedenlerle yerle yeksan olmuştur.Vatandaşlarımız da adalete güvenmemektedir. Bu hakimin mesleki taassup ile korunması ve soruşturmanın tamamlanmaması, tüm avukatlarca esefle karşılanmaktadır. Bu hakim, kim yada kimler tarafından korunmaktadır? Hakimler Savcılar Kurulu bu sorunun cevabını vermek zorundadır.

Hakime dokunmayarak mahkeme kürsüsünü teslim edenler, yüz on bin avukatın aklı ile alay etmek istemektedirler ki; biz buna izin vermeyeceğiz.
Hakimler Savcılar Kurulu tarafından verilen sözün tutulacağına, soruşturmanın tarafsızca ve derhal yapılacağı beyanına inanan biz avukatlar, sabırla sonucu bekledik. Ancak sessizlik hala sürmektedir.

Hakime dokunmayanlar, bu kez şahsımı ‘şikayet edilen’ sıfatıyla ifadeye çağırmışlardır. Ben ifademi biraz önce savcılığa yazılı olarak verdim.
Ancak soruşturmayı zamana yayarak unutturmaya çalışanlar bilmelidir ki; biz, bu işin sonuna kadar takipçisiyiz.

Hiçbir baskı, hiçbir gözdağından da korkmuyoruz. Savunmayı savunmaktan da yılmıyoruz. İyi niyetle ve bir kez daha bu hakimin derhal görevden el çektirilmesini istiyoruz. Aksi takdirde vatandaşın ve avukatların gözünde, yaptığı saldırı neticesinde güvenini yitiren hakimin Türk Milleti adına karar vermesini kuşku ile karşılamaya devam edeceğiz ve bu kuşkuyu yaratan da Hakimler Savcılar Kurulu olacaktır. Bu nedenle Hakimler Savcılar Kurulu’nu bir kez daha göreve davet ediyoruz."

Basın açıklamasına, Ankara Barosu Başkan Yardımcısı Av. Erinç Sağkan, Ankara Barosu Genel Sekreteri Av. Aşkın Demir, Ankara Barosu Saymanı Evrim Dost, Yönetim Kurulu üyeleri Av. Kemal Koranel, Av. Çağrı Ayhan Şenel, Av. Hamit Baykara, Av. Ayşe Köseyener ile Baro'ya kayıtlı çok sayıda avukat katıldı.